CHP’li Aşkın Genç’ten Gıda Fiyatlarına Sert Eleştiri: ‘Domatesin Tanesi 16 Lira’

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, artan gıda enflasyonu ve yurttaşların azalan alım gücü konularında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Marketlerdeki domates fiyatlarının 169,95 TL/kg seviyesine ulaşması, temel gıda maddelerindeki fahiş fiyat artışlarını bir kez daha gündeme getirdi. Bu durumda, ortalama 96 gram ağırlığında bir domatesin fiyatı 16,32 TL’ye ulaşıyor. Genç, “Artık vatandaşlar pazarda ve markette kilo hesabı yapmak yerine tane hesabı yapıyor. Domatesin tanesi 16 lirayı geçtiyse, burada sadece sebze fiyatını değil, çöküşte olan bir alım gücünü de göz önünde bulundurmalıyız” ifadesini kullandı.

Türkiye’de gıda fiyatlarının uzun süredir enflasyonun en ciddi sorunlarından biri haline geldiğini belirten Genç, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Nisan 2026 verilerine göre, yıllık tüketici enflasyonunun %32,37, gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yıllık artışın ise %34,55 olduğunu dile getirdi. Aynı ay içerisinde gıda fiyatlarının aylık bazda %3,70 oranında artış göstermesi dikkat çekti.

DOMATES ÜRETİMİ DÜŞÜYOR
Aşkın Genç, domates fiyatlarındaki artışın sadece mağaza raflarındaki etiketlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda üretim kaynaklı sorunlar olduğunu vurguladı. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine dayanarak, 2025 yılında Türkiye’deki domates üretiminin 14 milyon 617 bin tondan 13 milyon 500 bin tona gerilediğini ve yıllık düşüş oranının %7,6 olduğunu açıkladı.

MARKETTE FİYAT ARTIŞI
Üretici ile market arasındaki fiyat farkının doğrudan vatandaşın sofrasını etkilediğine dikkat çeken Genç, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Nisan 2026 değerlendirmelerine göre bazı ürünlerde üretici-market fiyat farkının %393,7’ye kadar çıktığını belirtti. Marketlerde satılan 40 ürünün 18’inde fiyat artışları yaşandığını ifade eden Genç, üretim maliyetlerinde de ciddi artışlar görüldüğünü söyledi. TZOB verilerine göre, Nisan ayında amonyum sülfat gübresi fiyatlarının %24,1, amonyum nitratın %17,6 ve üre gübresi fiyatlarının %8,6 arttığını kaydetti. Son bir yıl içinde amonyum sülfat fiyatı %104,3, amonyum nitrat %84,2 ve üre gübresi ise %76,2 oranında zamlandı.

“ARADA KAZANAN KİM?”
Genç, mevcut durumu değerlendirdiğinde, “Çiftçi üretirken zarar ediyor, vatandaş alırken zorluk yaşıyor. Peki, arada kazanan kim? Ne çiftçi kazanabiliyor ne de tüketici. Ancak market raflarındaki fiyatlar her hafta değişiyor. Domatesin hikayesi artık sadece tarladan sofraya değil; mazot, gübre, döviz kurları, enerji, enflasyon ve yoksulluk gibi birçok etkenle iç içe geçmiş bir hayat pahalılığı hikayesidir” şeklinde konuştu.

Enerji fiyatlarındaki artışın da gıda fiyatlarını olumsuz etkileyen önemli etkenlerden biri olduğunu vurgulayan Genç, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ardından Brent petrol fiyatlarının 72,48 dolardan 109,24 dolara çıkarak %50,7’lik bir artış gösterdiğini ifade etti. Merkez Bankası’nın Nisan 2026 fiyat gelişmeleri raporunda enerji fiyatlarının aylık %14,40 arttığını ve enerji grubu yıllık enflasyonunun %47,22’ye yükseldiğini belirtti. Rapor, jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına yansıdığını ve bunun akaryakıt ile tüp gaz fiyatlarını etkilediğini vurguladı.

Emeklilerin durumuna da değinen Genç, en düşük emekli maaşını alan bir emeklinin yalnızca dört domates için 65,26 TL’lik alışveriş yapabilmesinin, maaşından yaklaşık 306 kez bunu yapabileceği anlamına geldiğini belirtti. “Domatesin tanesi 16,32 TL’ye çıktığında emeklinin pazar çantasının her geçen gün daha da hafiflediğini görmekteyiz” dedi.

“VATANDAŞ İKİ KEZ DÜŞÜNECEK”
Açıklamalarını sonlandıran Genç, “Asgari ücretliler, emekliler, çiftçiler ve dar gelirli vatandaşlar, aynı hayat pahalılığı zincirinin farklı halkalarında ezilmeye devam ediyor. Çiftçiler mazot, gübre ve elektrik masraflarını karşılamakta zorlanırken, vatandaşlar marketlerdeki fiyatlar karşısında çaresiz kalıyor. İktidar ise bu durumu izlemekle yetiniyor. Bugün dört domatese 65 lira ödeyen vatandaş, yarın pazara çıkarken iki kez düşünecek. Bu mesele sadece domates meselesi değil; üreticinin, emeklinin ve asgari ücretlinin yaşam standartlarıyla ilgili bir meseledir” dedi.

Author: Ece Yıldız