
Tırnak yeme alışkanlığı, sanıldığından çok daha yaygın görülen bir davranış. Uzmanlar bu alışkanlığın çoğu zaman çocukluk döneminde başladığını ve stres, kaygı, sıkılma ya da gerginlik gibi duygularla birlikte yıllarca devam edebildiğini belirtiyor. Peki, kalıcı olarak nasıl önleyeceğiz?

Manikür randevusu her şeyi değiştirdi
45 yaşındaki Bethan King, yıllardır tırnaklarını yediği için bunu çevresinden saklamaya çalışıyordu. Yeni çıkan bakım ürünlerini deneyen ve güzellik sektörünün içinde çalışan biri olmasına rağmen ellerini göstermekten kaçınıyordu.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin

Katıldığı özel bir etkinlikte sıra maniküre geldiğinde görevli kişi ellerine baktı ve nazikçe pedikür yaptırmasını önerdi. King, bunun aslında tırnaklarının manikür yapılacak durumda olmadığının kibar bir ifadesi olduğunu düşündü. O an yaşadığı utanç duygusu hafızasına kazındı.

King’in anlattığına göre tırnak yeme alışkanlığı ilkokul yıllarında başladı. Başlangıçta yalnızca tırnaklarını kesmeyi sevmediği için yaptığı bu davranış zamanla stres karşısında otomatik bir tepkiye dönüştü. Sınav dönemlerinde, yoğun iş temposunda ve kaygılı hissettiği zamanlarda kendisini fark etmeden yeniden tırnaklarını yerken buluyordu. Bu durumun birçok kişi için tanıdık olduğunu söyleyen uzmanlar da tırnak yemenin en önemli tetikleyicileri arasında stres, kaygı ve can sıkıntısını gösteriyor.

Denemediği yöntem kalmadı
Yıllar boyunca acı oje kullandı. Maddi ödüllerle kendisini motive etmeye çalıştı. Nefes egzersizleri yaptı. Farkındalık çalışmaları uyguladı. Daha sonra jel manikür, tırnak güçlendirici ürünler ve son yıllarda oldukça popüler hale gelen BIAB uygulamalarını denedi. Özellikle BIAB sistemi tırnaklarını daha dayanıklı hale getirse de bunun alışkanlığın kendisini ortadan kaldırmadığını fark etti.

Hastanede duyduğu tek cümle bakış açısını değiştirdi
King için gerçek değişim ise annesini hastanede ziyaret ettiği sırada yaşandı. Serviste kalan yaşlı bir kadın cep telefonunu kullanırken yardım istedi. Telefonunu uzatırken de “Ellerim için kusura bakmayın. Hiç güzel ellerim olmadı.” dedi. King, o ana kadar kadının ellerine hiç dikkat etmediğini fark etti. Büyük bir ameliyat geçirmiş olmasına rağmen yabancı birine elleri için özür dileme ihtiyacı hisseden bu kadın, ona yıllardır kendisinin de aynı şeyi yaptığını hatırlattı.

King, yıllarca herkesin ilk olarak tırnaklarına baktığını düşündüğünü söylüyor. Oysa zamanla bunun büyük ölçüde kendi zihninde büyüttüğü bir kaygı olduğunu fark etti. Bu farkındalıktan sonra tırnak bakımı konusunda eğitim almaya karar verdi. Düzenli bakım yapmayı öğrendi ve artık kendisini sürekli kusurları üzerinden değerlendirmemeye başladı.

Dermatologlar, tırnak yeme alışkanlığını bırakmaya çalışan kişilere öncelikle hangi durumlarda tırnaklarını yediklerini fark etmelerini öneriyor. Tetikleyici anların belirlenmesi alışkanlığı değiştirmede önemli bir adım olarak görülüyor.

Tırnak yeme alışkanlığında bakımın amacı sadece tırnağı güzel göstermek değil, tırnak ve tırnak etini onarırken kişiyi tırnak yemekten de uzaklaştırmaktır. Günde 2 veya 3 kez jojoba yağı, E vitamini yağı ya da badem yağı içeren tırnak eti yağlarını düzenli uygulamak, kuruyan ve koparılan tırnak etlerinin yumuşamasına yardımcı olabilir. Pürüzler azaldıkça tırnak etlerini koparma isteği de azalabilir.

Özellikle her el yıkamadan sonra gliserin, üre veya seramid içeren bir el kremi kullanmak tırnak çevresindeki cilt bariyerini destekler. Kuru ve çatlayan tırnak etleri daha az oluşur. Ayrıca uzayan veya sivrilen kenarlar birçok kişi için tırnak yeme dürtüsünü tetikleyebilir. Tırnakları düzenli törpülemek hem takılmaları önler hem de koparma isteğini azaltabilir.

