**
Apartmanların vazgeçilmez unsurları olan bina görevlileri, her gün gün doğmadan mesailerine başlıyor. Şehrin yoğun apartmanlarında, lüks dairelerin altında, sessiz ve özverili bir mücadele yürütüyorlar. Ancak, bu çalışanlar düşük maaşlar ve kötü yaşam koşulları ile boğuşmak zorunda kalıyor. Mesai saatlerinin belirsizliği, bodrum katlarındaki karanlık daireler ve ellerine geçmeyen özlük hakları, bina görevlilerinin günlük hayatındaki zorlukları artırıyor.
Bina görevlilerinin en önemli sorunlarından biri, genellikle bodrum katlarda bulunan hizmetli dairelerinin durumu. Bu daireler ne güneş ışığı alıyor ne de yeterli havalandırmaya sahip. Üst katlardan gelen su sızmaları, rutubetli duvarlar ve karanlık evler, görevliler için büyük bir sorun teşkil ediyor. Konut İş Sendikası Genel Başkanı Alican Kayhan, bazı evlerde tavandan lağım sularının damladığını ve çocukların ıslak başlarla evlerine girdiğini belirtiyor.
Cumhuriyet’e konuşan üç bina görevlisi, yaşadıkları zorlukları dile getirdi. 31 yıl boyunca bina görevlisi olarak çalışmış olan Rıza Çınar, dairesinin güneş almadığını ve bu nedenle yıkadığı çamaşırların 4-5 günde ancak kuruduğunu ifade etti. Diğer bir görevli İhsan Ayhan ise, doğalgaz bulunmayan dairesinde mutfak işlerini yürütmek için tüp kullanmak zorunda kaldığını aktardı. Güneş ışığı almayan ve rutubet dolu evlerde yaşamayı istemeyen görevliler, daha elverişli bir yaşam alanı talep ediyor.
**YARDIM ALMA ZORUNLULUĞU**
Yaşanan sıkıntılar sadece yaşam alanları ile sınırlı kalmıyor. Bina görevlileri, bazen dört blokta 120 daireye kadar sorumluluk alabiliyor. Özellikle bahçe alanı geniş olan apartmanlarda, bahçıvanlık yapmak ve zaman zaman güvenlik görevlisi olarak görev üstlenmek zorunda kalıyorlar. Bina temizliği, bahçe işleri ve servis saatlerinde aile üyelerinden yardım almak zorunda kalan görevli sayısı artıyor. Ancak, üç kişinin çalıştığı bir yerde yalnızca bir kişi maaş alıyor ve bu genellikle asgari ücretle geçinmeye çalışmak zorunda kalıyorlar.
**SOCIAL HAYATTA ZORLUKLAR**
Bina görevlileri ve aileleri sosyal hayata katılmakta da güçlük yaşıyor. Sosyal statü ayrımcılığı ve maddi sıkıntılar, bu zorlukları derinleştiriyor. Kayhan, okullarda bina görevlilerinin çocuklarının ayrımcılığa uğradığını ve sınıflarda en arka sırada oturtulduklarını öne sürüyor. Ayrıca, bina sakinleri tarafından zaman zaman dışlanma ve kaba muameleye maruz kalan görevliler, sadece bina temizliği yapmakla kalmayıp, güvenlik, bahçıvanlık ve gerektiğinde eşyaları taşıma gibi ek görevler de üstlenmek zorunda bırakılıyor. Bu talepleri kabul etmeyen bina görevlilerinin işine kolayca son verilebiliyor ve geriye yıllarca süren davalar ve hak arayışları kalıyor.