ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan iki haftalık ateşkesin ardından müzakerelerin kapalı kapılar ardında devam edeceğini açıkladı. Trump, Washington’un sadece “sonuç odaklı tek bir müzakere çerçevesini” kabul edeceğini belirterek, sürecin detayları hakkında bilgi vermekten kaçındı.
Hürmüz Boğazı ile ilgili tartışmalara da değinen Trump, İran ile güvenliği esas alan ortak bir mekanizma kurulabileceğini ifade etti. Boğazdan geçecek gemilerden ücret alınması olasılığına dair gelen bir soruya yanıt olarak, bunu “ortak bir girişim modeli” olarak değerlendirmek mümkün olduğunu belirtti. Trump, bu planın bölgedeki güvenliği artırıp riskleri azaltacağını savundu.
İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik tutumunu da netleştiren Trump, Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini vurguladı ve bunun ABD için bir “kırmızı çizgi” olduğunu bildirdi. Ayrıca, ABD askerlerinin bölgeden çekilmeyeceğini belirten Trump, barış görüşmelerinin 10 Nisan’da başlamasının beklendiğini ve Çin’in de geçici ateşkes sürecinde rol aldığını kaydetti.
Lübnan durumu ise dikkat çekici bir istisna olarak öne çıktı. Trump, Hizbullah’ın varlığı nedeniyle Lübnan’ın ateşkes kapsamının dışında kaldığını ifade etti. Bu durumu “ayrı bir çatışma” olarak tanımlayan Trump, İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlarının anlaşmayı etkilemediğini söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından yaşanan misillemelerin savaşa dönüşmesi sonrasında, Trump 8 Nisan’da ateşkesi kabul ettiğini bildirdi. Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesin kabul edildiğini, İran’dan alınan 10 maddelik teklifin müzakereler için uygulanabilir bir temel oluşturduğunu belirtti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, “İran’ın savaştaki hedeflerine ulaştığı” açıklamasında bulunarak, nihai müzakerelerin İslamabad’da en geç 15 gün içinde tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi. Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD ile İran arasındaki iletişimin sürmesi ve sonuçlanması için yoğun çaba harcarken, geçici ateşkesi destekleyen İsrail yönetimi Lübnan’ı kapsamadığını savunarak saldırılarına devam etmektedir.