Çocuklarda idrar kaçırma, sadece gece (nokturnal enürezis) veya gündüz yaşanabilirken, her iki durumda da görülebilmektedir. Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ozan Özkaya, bu durumun 1-2 yaş arasında mesane doluluğunun fark edilmeye başlamasıyla ilgili olduğunu, normalde işeme kontrolünün ise 2-3 yaş arasında geliştiğini ifade etti. Prof. Dr. Özkaya, bu süreçten sonra devam eden kaçırmaların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Gündüz idrar kaçırmanın çeşitli nedenlerle ortaya çıkabileceğini dile getiren Prof. Dr. Özkaya, bu durumun bazen ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini vurguladı. Gündüz veya hem gündüz hem de gece idrar kaçırmanın, nörojenik ve anatomik bozukluklar gibi yapısal sorunlardan ya da işlevsel problemlerden kaynaklanabileceğini söyledi. En yaygın görülen işeme bozukluğunun aşırı aktif mesane olduğunu belirtti.
Aşırı aktif mesane yaşayan çocuklar, gün içinde sık ve az miktarda idrar yapma eğilimindedir. Bu çocuklar, ani idrara çıkma hissi hissettiklerinde yetişemediklerinde kaçırma yaşayabilirler. Bu durumu önlemek amacıyla bacaklarını çaprazlama ya da çömelme gibi tutma manevraları geliştirdiğini de sözlerine ekledi. Bunun yanı sıra, işeme ertelemesi (az aktif mesane) durumuna da dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, bazı çocukların oyun veya okul sırasında tuvalete gitmeyi erteleyerek günde üçten az idrara çıkmalarının, aşırı dolan mesaneye bağlı taşma şeklinde idrar kaçırmalara yol açabileceğini belirtti. Uzun vadede bu durumun enfeksiyon riskini artırabileceğinin altını çizdi.
Disfonksiyonel işeme ve gülme inkontinansı da çocuklarda sık rastlanan sorunlar arasında yer alıyor. Özellikle kız çocuklarının gülme esnasında ani idrar kaçırma yaşadığını ifade etti. İdrar kaçırma şikayeti olan çocukların, detaylı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, sık tuvalete gitme, seyrek idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar başlatmada zorluk gibi belirtiler varsa mutlaka işeme bozukluğu açısından incelenmesi gerektiğini aktardı.
Tanı sürecinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, çocukların idrar alışkanlıklarını en az iki gün boyunca kaydettikleri günlüklerin oldukça faydalı olduğunu belirtti. Ayrıca, tam idrar tetkiki, ultrasonografi ve üroflowmetre gibi yöntemlerle değerlendirme yapılabileceğini sözlerine ekledi. Gerekli durumlarda ise ileri tetkiklere başvurulabileceğini ifade etti.
İdrar kaçırmanın tedavisinin altta yatan nedene göre değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Özkaya, mesane eğitimi, kabızlığın önlenmesi, pelvik taban egzersizleri ve biofeedback gibi yöntemlerin uygulanabileceğini belirtirken, gerektiğinde ilaç tedavisinin de devreye girebileceğini açıkladı. Tedavi edilmeyen işeme bozukluklarının, idrar yolu enfeksiyonu, reflü ve böbrek hasarı gibi ciddi sorunlara yol açabileceğini bildiren Prof. Dr. Özkaya, erken müdahalenin komplikasyonların önüne geçebileceğini vurguladı.